Yazılar - İsimsiz Mektup
İsimsiz Mektup!
Bir mektup aldım, biraz şaşırmıştım...
Biliyoruz ki artık mektuplar, bir
iletişim için gereği kadar kullanılmıyor.
Şaşkınlığım bunun içindi.
Zarfı
getiren postacı, mektubu bıraktı ve çekti gitti.
Doğrusu merak etmiştim,
kimden geldiğin. İşimi bir müddet durdurup, zarfa yeniden baktım. Kimden
geldiğini bileyim diye.
Fakat ne mümkün,.....? Den başka bir şey yok.
Daha
çok meraklandım.
Zarfı uygun bir biçimde açarak, içindeki yazılı bulunan
pusulayı çıkarttım.
Kâğıt özenle seçilmiş, açık pembe renginde, mısralar ise
çok özenle yazılmıştı.
Mısralar nezaketi öyle bir işlemiş ki, çok
duygulandım.
Yeniden bir kez daha mısraları okumaya başladım.
Satırlar,
kişiliğimi deşifre etmiş bir kimlikten geldiği o kadar belliydi ki,
Beni bu
denli kim tanıya bilir'i düşünmeye başladım.
Duygu yüklüydü, hasret ve özlemi
vurguluyordu.
Beni çok uzak diyarlara götürdü.
Hala merak ederim, o
isimsiz mektubun yazarını.
Çok üzülürüm, gafletimin neresinde bir kapı
araladım, bu yürek sahibine diye…

