Yazılar - Sustum
Sustum
Gönlü geniş sabahlara gebe gecelerde başladı suskunluğum..Ne kadar susmalıydım ve
ne derece sessiz kalmalıydım, bilinmiyordu belki.. belki ben kendim olmaktan çoktan
çıkmıştım.. ama gönlü geniş sabahlara karanlık kala başladı suskunluğum.. ben sustukça
gece sustu, ay sustu.. ve ben yine sustum!
Acıyordu bir yerler, kanıyordu en karasından.. kime ve neye aktığı belli olmayan
yaşlarımdı susmama sebep.. onlarsın konuşamıyordum, zaten ben hiç konuşamıyordum!
Yıldızsız ayazlara hasret yüreğimde karlar yağıyordu, beyaz çarşafıma çamur damlıyordu
hain kalplerden..üşüyordum rutubet kokan gecelerde, yağmur örtüyordu üstümü inceden
inceden.. kan kustuğunun perdesiydi sonu bilinmez yolların kahvesi..suskunluğumun
tek ilacını saklamışlardı yolun sonuna ve ben koşmaktan yorgun susuyordum, susuyordum
yorgun yorgun, ilacım susuyordu…
Ağlıyordu birileri, etrafımda olmayan sesler duyuyordum en kısığından.. ağlıyordu
bir bebek, gizli kalmış parçalarda yazılı hayallerini unutarak.. geleceğin yorgun
gözlerinde hissediyordum bensizliği, sessizliği hissediyordum kahrolmuş günlerimin
aydınlığında.. silinmez lekeler bırakmış bir nar tanesiydi umutlarımın katili..suskunluğuma
ağlıyordu bir bebek, ben susuyordum, bebeğim ağlıyordu..!
Dövüyordu yarınlarımı bir zamanlar.. kanayan yaralarını saramıyordum… acı çekiyordu
çaresiz bulutların altında kimsesizlikten, sağır edici sessizlik dökülüyordu gözlerinden
yarınlarımın..Bir dünüm vardı elimde hatırladığım bir de bugünüm en ücra kentinden
gelen yalnızlığımın..Hasret sıkıyordu boğazını kefen kokan düşlerimin, özlem bırakmıyordu
peşini kurdu olmanın kan kırmızı bir elmanın!
Soğuk seherlere gebe gecelerde başladı
suskunluğum, ölüm gelmek bilmediğini bağırırken şehrin tepesinde, geleceğinin sinyaliydi
hayasız yaşananlar..sisli günlerin ardında yok olmaya yüz tutmuş okyanustum, susuyordum
ölümüne, ölüme susuyordum…ben sustukça ölüm sustu, hayat sustu… ve ben yine sustum!
Hülya KORKUT



kez ve 0,094 sn'de görüntülenmiştir.